Sözleşmeli Personelin Hakları Nerede Kaldı?

Kategori : Haberler - Etiketler :, , , , , , , , , , , , , , , , - Tarih : 19 Mart 2011

Sözleşmeli statüde 4/B kapsamında çalışanların, iş güvencesinin ve her türlü hakkının kadrolu personel ile aynı olması gerektiği, artık kadrolu olmalarının kaçınılmaz olduğu gerçeği kamuoyundan gizleniyor…

Konuyla ilgili Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Vekili ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır:

“Kamuoyunda Torba yasa olarak yer alan 6111 sayılı yasa ile; 657 sayılı kanuna tabi devlet memurları hakkında çeşitli düzenlemeler yapılırken 657 sayılı yasanın 4/B ve 4/C statüsünde yer alan personelin hakları geride bırakılmıştır. Konuyla ilgili yaptığımız araştırmada, sözleşmeliyi kölelikten kurtaracak düzenlemeler yapılmadığı gibi, uluslar arası sözleşmelerin de hiçe sayıldığı ortaya çıkmaktadır. Aynı kurumda farklı statüde çalışanlara sağlanan haklar 4/B’li ve 4/C’liler için yok sayılmaktadır. İşte bunlardan en çarpıcı olanları;

SÖZLEŞMELİ HAMİLE PERSONEL GECE NÖBETİ VE GECE VARDİYASINDA GÖREVDE

Kadrolu hamile personel gece vardiyasından muaf tutulurken, sözleşmeli hamile personel gece vardiyasıyla ilgili düzenlemeden mahrum kalıyor. Yani, sözleşmeli olarak göre yapan bayan personel gece nöbetine de vardiyasına da katmak zorunda

SÖZLEŞMELİ PERSONELE DAHA AZ BABALIK İZİNİ

101. Maddede memura eşinin doğum yapması halinde 10 gün babalık izini verilirken, bu süre 4/B kapsamındaki personel için 2 gündür. Bu süre 4/c kapsamındaki personel için 3 gündür.

SÖZLEŞMELİNİN EVLİLİK İZNİ DAHA KISA

657 sayılı yasa değişikliğinde, kendisinin veya çocuklarının evlenmesi halinde 7 gün izin verilirken, bu süre sözleşmeli personel için 3 günlük mazeret izini olarak düzenlenmiştir.

SÖZLEŞMELİ PERSONELİN YAKINLARI ÖLMESİN!..

Sözleşmeli Personelin Birinci Derece Yakınlarının Ölümü Halinde Sadece 3 Gün İzin Veriliyor. Ayrıca kaynana, kaynata, baldız, kayınbirader vefat ederse, sözleşmeliye Resmi İzin Yok.

SÖZLEŞMELİ PERSONEL ÇOCUĞUNU DAHA AZ EMZİRİYOR

657 sayılı yasanın 104. maddesinde yapılan değişiklikle, Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilmesi düzenlenmiştir. Sözleşmeli personel için bu süre bir buçuk saattir

SÖZLEŞMELİLERE UZUN SÜRELİ TEDAVİ GEREKTİREN HASTALIK HALLERİNDE 30 GÜNLÜK İZİN SÜRESİ YETERLİ GÖRÜLMÜŞ

Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmelilerde bu süre sadece 30 gündür.

SÖZLEŞMELİ PESONELİN HASTASINA REFAKAT İZİNİ YOK

Kadrolu personelin yakınları ağır hastalık geçirdiğinde refakat hakkı varken, sözleşmeli personelin böyle bir hakkı bulunmuyor.

ILO SÖZLEŞMESİNE TABAN TABANA ZIT UYGULAMALAR

İş güvencesinin sağlanması başta 158 sayılı İLO sözleşmesi olmak üzere değişik uluslararası sözleşmelerde de açıkça düzenlenerek hüküm altına alınmıştır. Bu meyanda geçerli bir nedene dayanmayan işten çıkarmaya karşı çalışanların korunması ve işten çıkarmalarda geçerli neden zorunluluğu Avrupa Sosyal Şartının 24. maddesinde açıkça yer almaktadır.

Bunun yanı sıra;

Birçok insani hak ve korumadan yararlanamayan sözleşmeli personel sosyal devlet anlayışının sonunu getirmiştir. Sözleşmeli personele 2. sınıf muamelesi yapan siyasi irade birçok gerçeği göz ardı etmektedir. Geleceğine güvenle bakmayan, işini kaybetme korkusu yaşayan, devletine güvenmeyen, silik bir toplumun kimseye fayda getirmeyeceği aşikardır.

Yine, Konfederasyonumuza bağlı bir sendika tarafından Danıştay’ a açılan davada “zayıf olan bireyin çalışma barışını ve güvenini bozup çalışanları sürekli olarak işten çıkarılma tehdidi altında bırakarak çalışma verimini etkileyecek düzenlemelerin iptal sebebi olacağı vurgusuna yer vermiştir.

Hükümetin resmi politikası haline gelen sözleşmeli personel uygulaması kuşkusuz ki, yargı kararları ile ortadan kalkmaktadır ve kalkacaktır. Çünkü çalışanları ayrıma tabi tutan düzenlemelere gerekçe gösterilecek hiçbir evrensel hukuk normu bulunmamaktadır.

Türkiye Kamu-Sen olarak, sözleşmeli pozisyonda çalışanların öncesinde olduğu gibi bundan sonra da sesi soluğu olmaya devam edeceğiz. Konfederasyon olarak Başbakanlığa bir dilekçe göndererek, kadrolu çalışanların yararlandığı haklardan sözleşmeli personelin de faydalanması talebimizi ilettik.


Facebook RSS