Hukuk Mahkemeleri Genel Tanıtım – 1

Kategori : Katiplik - Etiketler :, , , , , , , - Tarih : 19 Şubat 2011

İlgili kanunda “Hukuk mahkemeleri, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemeleridir.” denilmekle ben sizi fazla sıkmadan hukuk mahkemesinde çalışan birisi olarak hukuk mahkemelerinden bahsedeceğim.

Hukuk mahkemeleri çeşitli olmakla birlikte genel olarak ortak özelliklere sahiptirler. Hukuk mahkemesinde çalışan birisi olarak diyebilirim ki ceza mahkemelerine göre bazı avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Avantajı -mahkemesine göre değişmekle birlikte- çoğu zaman hukuk mahkemeleri ceza mahkemelerine oranla daha fazla keşfe giderler. Dezavantajı ise hukuk mahkemelerinde çalışan arkadaşlar vatandaşlarla ve avukatlarla daha fazla uğraşmak durumundadırlar. Avantaj olarak sayabileceğimiz diğer bir husussa ceza mahkemelerinde olduğu gibi infaz olayının olmamasıdır. Ceza mahkemelerinde tarafların gerekli posta masraflarını karşılaması gerekmediği için bütün tebligat işlemleri resen yapılır ve günü geldiğinde infazın süresi geçirilmeden yapılması gerekir. Oysa ki hukuk mahkemelerinde davacı gerekli posta masraflarını karşılamadığı sürece hiçbir işlem yapılmaz. Üstelik dosyanın kesinleştirilmesi açısından -nüfusa verilmesi gereken kararlar dışında- sıkı sıkıya takibi gerektiren davalar yoktur. Hukuk mahkemesinde çalışan arkadaşların dikkat etmesi gereken husussa alınan masrafların zapta mutlaka işlenip imzalanmasıdır. Çünkü ileride masraf verilip verilmediği hususunda bir sorun çıkarsa en azından bu şekilde durum açığa kavuşturulabilir. Aslında yeri gelmişken hukuk mahkemelerinde çalıştığımdan beri aklımda olan bir öneriyi de söyleyeyim. Bu posta masrafı olayını biraz önce kesinleştirme ve dosyanın takibi açısından bir avantaj olarak saymış olsam da çoğu zaman bu bir sorun da teşkil ediyor. Bazen öyle davalarla karşı karşıya kalıyorsunuz ki tarafların o celsedeki masrafı verip vermemesi dosyanın kaderini belirliyor. Onun için benim hep aklımda olan öneri bu posta masrafı için Adalet Bakanlığı ve PTT arasında bir anlaşma olması ve vatandaşın dava açtığı an harç gibi belli bir miktar posta masrafını yatırıp bunun sistem üzerinden anından PTT’ye aktarılması. Bu şekilde ne zabıt katibi bu masraf işlemleriyle uğraşır ne de vatandaş açısından masrafın verilip verilmediği hususunda aklında herhangi bir şüphe kalmaz.

Yazımı fazla uzun tutup sizleri sıkmak istemediğimden şimdilik burada keserek daha sonra yazıma devam edeceğim. Görüşmek üzere.


Facebook RSS